Sevecen ercan’ı apandisit ameliyatımı öldürdü?
By admin on 20 Eki 2009 with 0 Yorum
Sevecen ercan… Melek yüzlü bir çocuk. Henüz hayatının baharında basit bir apandisit ameliyatı sebebiyle mi yaşamını yitirdi. Bursa’nın orhangazi ilçesinde gelişen olayla ilgili yaptığımız araştırma malesef bu vahim durumunun trajik olduğunu gösteriyor. 21.yüzyılda böyle basit bir ameliyatla gelen ihmalin yarattığı korkunç tabloyu araştırmak bizim boynumuzun borcu oldu…
Orhangazi:
Sevecen 06.04.2009 sabahı karın ağrısı sebebi ile uyanır. Annesi kızını orhangazi sağlık ocağına doktora götürür. Apandisit şüphesi ile orhangazi devlet hastanesinde ciddi bir muayeneden geçmesi tavsiyesinde bulunur doktor. Anne hiç zaman kaybetmeden orhangazi devlet hastanesine gider ve uzman doktora muayene olur. Uzman doktorun teşhisi şudur. “Büyük ihtimalle apandisit durum var ve ameliyata almamız gerekir”. Ancak daha net bir teşhis için ultrason ile bakılmasını tavsiye eder. Lakin bu ultrason cihazının hastanelerinde bulunmadığını ifade eder doktor. Özel bir yerde yapılması gerektiğini açıklar. Doktor anneye “her şeye rağmen eğer ultrason cihazı ile muayene olmak istemiyorsanız hastayı ameliyata alır ağrıyan bölgeyi açarız” diye devam eder. Annelik duygusunun hassasiyeti içinde kızının sağlığı için gereken tüm fedakarlığı yapmaya hazırdır. Olasılıklara elbette izin vermeyecektir anne. Doktorun özel muayenesine çocuğu ile birlikte gider. Özel muayene sonucunda doktorun teşhisi apandisittir. Ayrıca yumurtalıklarda da iltihap var der doktor. Müteakiben özel muayenesinden hastanedeki acilde bulunan görevli doktoru arayarak sevecen ercan isimli hastanın acil servis kanalıyla hastane yatışının yapılmasını ister. Sevecen artık hastanededir. En güvenli yerde. Hastanede. 07.04.2009 sabahı ilk ameliyat sırası sevecenindir. Ameliyat sonrası kendine geldiğinde ilk yaptığı şey saçını başını yolarcasına ağrılarının çok ama çok olduğunu haykırışlarla anlatmasıdır. Anne ameliaytı yapan doktora anlatır ancak doktorun cevabı nettir…”Ameliyattan sonra bunlar olabilir”
Ameliyattan bir gün sonra ağrılarda herhangi bir azalma olmadığı gibi aksine karnının içinde bir şeylerin döndüğünü anlatır sevecen annesine. Ateşte yapmaktadır devamlı. Anne doktora bunları anlatır ancak doktorun cevabı ” Boğazında enfeksiyon var ondandır. Ayrıca biraz da naz yapıyor”
Bu durum ayın 10 unun öğlen sonuna dek devam eder. Sevecen hastaneden hiç bir tahlil yapılmadan taburcu edilir….Yanlış duymadınız… Hiç bir tahlil yapılmamıştır…
Hani kalite yönetim sistemlerinde uygulanan bir yöntem vardır. Olmazsa olmazdır bu. puka döngüsü… Yani; (planla, uygula,kontrol et ve önlem al) Doktorda bir insan sonuçta. Elbette hata yapabilir. Teşhiste hata yapabilir, ameliyat uygulamasında hata yapabilir. Ancak kontrol görevini yerine getirerek tüm hataların telafisinin mümkün olmasına rağmen bu yapılmamıştır. Yani bir kan örneği almış olsa doktor vücuttaki gidişatı tahmini değilde net biçimde görebilecek iken bu yapılmamıştır. İşte asıl hesap sorulması gereken anektod buradadır. Ayrıca ameliyattan sonra her hastanın mutlaka çek edilmesi gerekir. Yani bir tıbbi tahlil ile oluşabilecek hataların önüne geçilmesi sağlanır. Bunlardan malesef hiç biri yapılmaz ve hasta evde 12 nisan sabahı her tarafı şişmiş halde uyanır. Ağrıları dayanılmaz olmuştur. Acilden tekrar pazar günü orhangazi devlet hastanesine giderler. Tesadüfen ameliyat öncesi hastaneye acilden yatış yapılırken görevli doktor vardır. Doktor “siz hala ameliyat olmadınız mı?) diye çıkışır önce. Ameliyatın yapıldığını öğrenince şaşkınlık yaşar bir süre adeta ve tahlil yapılır. Tahlil sonuçlarını gördüğünde adeta gözleri yerinden fırlayacak gibidir doktorun. Hemen telefon ile ameliyatı yapan doktor m.s. ye ulaşmaya çalışır. Durumun çok ciddi olduğu anlaşılmıştır. Malesef doktora bir türlü ulaşılamamıştır. Sevecenin annesi klinikteki hemşirenin yanına koşar ve adeta yalvarırcasına doktor m.s.’nin telefonunu ister. Hemşire kendisine doktorun talimatının olduğunu ve kimseye telefon numarasını veremeyeceğini ifade eder. Anne çaresiz biçimde hemşireye kendi telefon numarasını verir “mutlaka doktor beni arasın lütfen çocuğumun durumu çok ciddi” der ve klinikten ayrılarak tekrar acil servise gelir. Acilde görevli doktor da ulaşamamıştır ameliyatı yapan doktor m.s.’ye. Sevecen için boşa geçen her zaman hayati tehlikenin arttığı anlamını taşımaktadır. Doktor “en yakın hastane yalova yaşar okuyan devlet hastanesi oraya gitmeniz en mantıklısı” der. Sevecenin annesi artık perişan bir haldedir. Korku, panik ve çaresizlik içinde yavrusunu alır çıkarlar yola. (Önemli bir ayrıntı…Bu durumdaki bir hasta için, hangi akıl ve zihniyetle ambülans tahsis edilmez…Bilakis yasalar gereğince yapılması gereken ambülans tahsis edilmesidir ancak bırakın yasaları hangi vijdan bu durumda annesi ile kızını kaderine bırakır) Orhangazi devlet hastanesi acil servisinde görevli doktor “hastanın durumu çok ciddi hayati tehlikesi var” der demesine ancak hayati tehlikesi bulunan bir hastayı annesi ile kaderine terkeder. Bir ambülans tahsis etmez. Bu nasıl bir sağlık hizmeti anlayışıdır…
Yalova…
Yalova yaşar okuyan bölge hastanesine ulaşır anne. Acildeki görevli doktor durumun ciddiyetini farkeder ve derhal hafta sonu tatilinde bulununan doktor çocuk cerrahı oktav bosnalıya ulaşırlar telefon ile. Çocuk cerrahi doktor hiç zaman kaybetmeden gelir hastaneye. Orhangazi devlet hastanesindeki tahlilleri görünce gözlerine inanamaz adeta. Hemen tekrar bir tahlil yaptırır. Kendisi bizzat ilgilenir. Yapılan tahlil sonucun aynı olduğunu tespit edince derhal gerekli müdahaleye hazılanır. Bu arada orhangazi devlet hastanesi ile irtibata geçer. Ameliyatı yapan doktora ulaşmaya çalışır. Çünkü kendisinden bilgi alması gerekmektedir. Malesef doktoro ulaşabilmek mümkün değildir. ( Ayrıntılı düşünelim şimdi…Orhangazideki doktor m.s bir cerrahtır. Yani ameliyat yapmış olduğu hastaları vardır hastanelerde yatan ve evlerine gönderdiği hastaları vardır. Her an bir hastadan geri dönüşü olabilme ihtimali vardır. çünkü cerrahtır kendisi. Bir sağlık ocağındaki doktor değildir. Nasıl ulaşılamaz kendisine.Hele hele bu çağda…)
Bu çok ciddi bir vakadır ve ameliyatın yapılması gereklidir. Ancak ameliyatın yapılabilmesi için humen albümin yüzde 25 isimli bir ilaca ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak humen albümin yüzde 25 çok ender bulunan bir ilaçtır. Yalovadki hiç bir eczanede bulunmaz. Çevre bölgeler ile irtibata geçer doktor.Doktor kendi çabalarıyla bulur nihayet ve ameliyat yapılır. Apandisit ameliyatı ile başlayan süreçte çok geç kalındığı operasyon sonucu anlaşılmıştır. 48 saat boyunca yalovadaki doktor sevecenin yanından hiç ayrılmaz. Müthiş iyi bir insan olarak yer eder hastanın ve yakınlarının gönlünde doktor. Sevecenin vücudundaki şişmiş olan bölgeler artık çok azalmıştır. Ancak hala ciddi bir tehlike vardır çünkü apadisit ameliyatından kaynaklanan bağırsak açılması sonucu uzun süre dışkıların vücut içinde yayılmasına neden olmuştur. Bu sepsis diye adlandırılan korkunç bir travmadır. Yalovada bu ağır hastalık için ilaç bulmakta ciddi sıkıntı yaşanmaktadır. Bu nedenle yalovadan bursa uludağ üniversitesine sevk edilmek zorunda kalınır. Doktor bizzat ambülansa kendisi yerleştirir seveceni. Kendisi ilgilenir moral verir sevecene. Elini hiç bırakmaz sevecenin. “Ben devamlı arayacağım seni. Profösörlere senin durumunu anlattım seni bekliyorlar iyileşecek ve bana ziyarete geleceksin” diye moral vermeye çalışır. Günlerden 17 nisandır sevecenin kalbinde güzel bir iz bırakan doktor ile vedalaşma zamanıdır artık.
Bursa…
Bursa uludağ üniversitesinde 17 nisandan 11 mayısa kadar tedavi süreci yaşanmıştır. Burada da iki ciddi ameliyat yapılır ancak iltihap durmaz. Ödemler yavaş yavaş vücut içinde ilerler. Her geçtiği bölgeyi tahrip eder. Artık yavaş yavaş organlar işlevini yitirmeye başlamıştır. Yaşam destek makinesine bağlanır. Yaklaşık bir haftaya yakın süre yaşam destek makinesinde kalır sevecen. 11 mayısın ilk saatlerinde doktorlar annesi ile dayısına sessizliğin hükümdar olduğu saatlerde 01.30′de “sevecenin ellerinden tutun ve moral vermeye çalışın. Sevecen gidip geliyor çok mücadele ediyor” derler. Belki sevecen bu şekilde güç alabilir ve tekrar dönebilir düşüncesi ile anne bir elinden dayı diğer elinden tutarlar. Anne perişandır. İzah edilemez bir ortam vardır odada. Hemşireler çok sevdikleri sevecen için ağlamaktadırlar çaresizce. Anne yavrusuna güç ve destek verebilmek için yalvarır allaha. Çırpınır…Çırpınır. Çırpınır. Söz vermişlerdir anne ile kız birbirine..Birbirlerini bırakmayacaklarına dair. Öper koklar…Bir daha öper bir daha koklar…Sanki bir daha öpüp koklayamayacakmış gibi doyumsuzca öpmeye koklamaya devam eder.
Tansiyon 4 / 2 den yavaş yavaş aşağıya doğru inmektedir. En son 2/2 olduğunda doktorlar anne ile dayıyı dışarı alır. Bir müddet sonra koridorda kalp masaj makinasını taşıyan hasta bakıcı görünür. Odaya götürülür makine…. Beklemek…Dua etmek…Daha fazlası ellinden gelmez annenin. Saat 2.15 gibi doktorlar dışarı çıkarlar odadan… “Annesi kızın seni cennet kapısında bekliyor, başın sağ olsun”……………………………………………………………….
Sevecen….Melek yüzlü….Artık gerçekten bir melek olmuştur…
Sevecenin bilinci yerindeyken annesinden son bir isteği vardır… “Anne beni bu hale getiren doktordan hesap sorulsun. Müge ablaya ulaş müge abla benim hakkımı sonuna kadar arar…” Annesi acılar içinde acıların tazeliğini koruduğu bir kaç gün içinde müge anlı’ya ulaşır ve atv de programa katılarak sevecenin hesabını sorulmasını ister…
Bursa valiliği, orhangazi kaymakamı ve orhangazi savcısı olaya derhal el attılar…Ancak ya siyaset…Bu ülke ne çektiyse siyasetten çekmedi mi…
Sonuç: Bu ülke apandisit ameliyatı sonrası yaşama veda eden sevecenin hesabını sorar umarız.
Bu ülke adamı olanların mı…yoksa adam olanların mı ülkesi? sorusunun cevabını umutla bekleyeceğiz….
Mekanın cennet olsun melek yüzlü sevecen…Artık sen gerçek bir melek oldun…
Kategori: : Son Eklenenler • Yaşam
Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu
Yazardan Not::
Aspendos kenti tarihi bilgileri ve özellikleri
Enlem nedir boylam nedir
Kanserden koruyucu çay tarifi
En uygun hamile kalma dönemi
İdrar kültürü nedir? İdrar kültürü nasıl yapılır?
Tırnak mantarı nedir sebepleri belirtileri ve tedavisi
Angola devleti hakkında bilgiler
Sigaranın neden olduğu hastalıklar
Çocuklardaki kansızlığın sebepleri ve çareleri nelerdir.
Göğüs sarkmaları nasıl önlenir? Sarkık göğüsler için formül