Rakı içmenin keyfi

rakı keyfi

Bir yudum rakı… Yahut bir kaç kadeh…
Kimine göre hayatın tadıdır bir kadeh rakı… Yahut birkaç kadeh…
Kimine göre bir kadeh rakı vazgeçilmez bir dosttur… Hatta dosttan da öte candosttur…
Kimine göre masa arkadaşıdır…
Kimine göre tutkudur bir kadeh rakı… Yahut birkaç kadeh…
Kimine göre günün intikamıdır rakı kadehi…
Kimine göre aşktır masadaki bir kadeh rakı…
Kimine göre yataktaki kadındır masadaki rakı…
Kimine göre bir kadeh rakı seksin metabolizmasıdır…
Kimine göre delikanlılıktır… Delikanlılığın raconudur bir kadeh rakı…
Kimine göre hayatı tozu dumana katmaktır…
Kimine göre bir kadeh rakı “şerefe”dir”

Üstat Aydın Boysan’a göre ise… Müthiş gerçekten…

Rakıya buz atmak caiz değildir. Ağza alınacak rakıya katılacak tek dünya malzemesi sudur, su… Rakı da, rakının huzuruna çıkacak su da, saatler önce buzdolabına konmuş olacak. Evde ise rakı şişesi de, su sürahisi de, devamlı buzdolabı içinde duracak. Onların yeri orası! Öksürük şurubu konmaz, bu ikisi mutlaka buzdolabında durur. Erbabı elbet, kadehleri de, su bardaklarını da, rakı ve rakı suyuyla birlikte buzdolabına koymuş olur. Bardakta rakıyla soğutulursa ölçü kaçar.

Ciddi meyhaneler bunların hepsini, bu soğuklukta bekletir. Soğutulmuş rakı ve suyu, ille de parça buz atarak soğutan meyhanecinin alnına keriz sıfatı mürekkeple yazılmalıdır. Diyelim ki hepsi istediğimiz gibi soğuk geldi. Soğuk bardağa önce soğuk su, daha sonra soğuk rakı dökülür. Bu döküşler de, çeşme boşaltır gibi olmaz. Su da, rakı da ince iplik gibi ve çok yavaş akıtılır. Su miktarı rakı miktarından mutlaka daha az bırakılır, yoksa rakının tadı bozulmuş olur.

Gençliklerinde rakıyı sek içen yaşlılar, o günleri zevkle anarlar. Çünkü ömür boyu sek rakıya dayanılamaz. Bardağa ya da adı kadeh ise, ona önce rakı dökülmez, önce soğuk su ardından rakı dökülür. İyi karışma böyle sağlanır. Böylece içmeye ciddi olarak hazırlanmış kadeh, önce ağza götürülmez, burna götürülerek koklanır. Derin nefes çekilir. Daha sonra demci arkasına yaslanarak bardağı ağzına yavaşça yaklaştırır ve önce mutlaka yarım yudum alıp hemen yutmaz… Ağzında yavaşça dolaştırıp, dişleri arasından ciğerlerine hava çeker. Amaç, mideden önce akciğerlerin de, şölenden nasibini almasını sağlamaktır.

Alınacak ikinci yudumdan sonra arkaya yaslanarak kafa hafiften yukarı kaldırılır, bütün yudum çok yavaş ve kibarca yutulur. (Burası önemli ) Yutar yutmaz da oturulan yerde, helezoni olarak yavaşça sallanılır. Bu hareketin ciddi amacı, rakının mide borusundan helezoni olarak inmesini sağlamak, yani yolunu uzatmaktır…Çünkü Bektaşilere göre, rakının bedene en çok zevk verişi, gırtlaktan mideye inişi sırasındadır. Bu yol helezoni olarak uzamalıdır ki, demcinin zevki artsın.

Herkes bilir: Develerin boynu çok uzundur. Bu nedenle yolda yürüyen Bektaşi, bir deve görünce kıskanmış ve;
“Vay anam! Ne güzel içer bu yahu!” demiştir.

Üstat Aydın Boysan’ın “Şerefe” isimli kitabından alıntıdır;

Rakısız kalmamanız dileğiyle…

Bir kadeh rakı… Yahut birkaç kadeh…Ya size göre …

Kategori: : Son EklenenlerYaşam

Etiketler:

Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu

  • Göz kaşıntısı nasıl önlenir? Göz kaşıntısının çaresi nedir? Göz kaşıntısın bitkisel tedavisi
  • Dulavrat otunun faydaları nelerdir?
  • Normal doğum nasıl olur? Normal doğum hakkında bilgiler
  • Bebeklerin gazı nasıl çıkartılır nasıl önlenir
  • Dinazor neslinin tükeniş sebepleri
  • Eskişehirin tarihi doğal güzellikleri nüfusu ilçeleri iklimi hakkında bilgi
  • Saç örgüsü ile topuz nasıl yapılır?
  • Kırmızı biber ezmesi tarifi
  • Balığın faydaları nelerdir
  • Galatasaray Kulübü nasıl kuruldu? Galatasarayın tarihçesi
  • Adalet bakanlığının kuruluşu ve görevleri
  • Azak eriğinin yararları nelerdir?
  • Kesme işareti nerelerde kullanılır
  • Keten tohumunun faydaları
  • Kadayıflı şinitzel nasıl yapılır?


  • Yazardan Not::

    RSSYorumlar (0)

    Trackback URL

    Yorum Ekleyin




    Yorumdaki resminizi değiştirmek için Gravatar adresine kayıt olunuz..