Her yaş için cilt bakımı

Her yaş dönemi yeni keşfedilmiş yeni bir dünyadır. Bir başka ifadeyle, her yaşın belli bir güzelliği vardır. Asıl amaç her yaşta sağlıklı kalmak olmalı . Sağlıklı bir yaşam beraberinde güzellikleri de getirecektir emin olun.  Güzel kalabilmenin ve yıllara meydan okuyabilmenin birinci şartı sağlıklı cilt yapısında gizlidir. Bu nedenle sizlere her yaşta nasıl bir cilt bakımı yapılması gerektiğini açıklayan bilgileri paylaşmak istedik.

İşte her dönem için ne yapmanız gerektiği konusunda belli püf noktalar:

20’li yaşlar: Çocukluk alışkanlıklarınızı değiştirmenin en sağlıklı zamanı. Çocukluğumuzla birlikte cildin onarımı çok çabuk gelişirken yani bir yerimiz çürüdüğünde ya da sivilcemizle oynadığımızda derimizin kendini iyileştirme süreci hızlıyken artık 20’lerde dikkatli olma zamanı başlıyor. Unutmayın ki iç hastalıkların bile ilk teşhisini cildimizde görebiliyoruz. Karaciğer veya mide rahatsızlıklarında göz altı karalıklarının başlaması, ciltteki sarılık, beliren akne veya sivilce sorunları bu söylediğime bir örnek. Cildimiz kuruysa her gün nemlendirici, karma veya yağlı ise su bazlı yağsız nemlendiricileri kullanmanın ise tam zamanı. Hatta on beş günde bir eczanelerden bulabileceğiniz saf “E” vitamini sürmenizde cildin onarımı için çok gerekli. Eğer cilt tipi kuru ise haftada 2 sefer bu uygulamayı başlatmalısınız. Yüzünüze, dekoltenize, omuz başlarınıza iyice yedirerek sürün. Solaryumdan mümkün olduğunca uzak durun. Güneşten de yüksek koruma faktörlü (koyu tenli iseniz en az 8, açık tenli iseniz en az 30 faktörlü) güneş koruyucular yardımı ile sabah ve öğleden sonra saatlerinde faydalanın. Mümkünse güneş kreminizi gün içinde birkaç kez tatbik edin. Bu arada önemli bir uyarı yapacağım. Cildin alt tabakalarında rengin değişmesini tetikleyen pigmentler ultraviyole A ile etkilenir. Bir dereceye kadar sorun yok dense de artık ne yazık ki ultraviyole “B” ışınları da cildimizle güneşle birlikte haşır neşir olmaya başladı. Bunun sonucunda derinin direkt üst bölümü zarar görmeye başlıyor. Kolajen üretimini yavaşlatan ve kırışıkları derinleştiren ultraviyole B ışınları bu yaşlarda etkisini göstermeye başlıyor. Tabii bu demek değil ki güneşten sakının. Unutmayın ki bizim için çok önemli olan “D” vitaminini güneşten alıyoruz. Derler ya “güneş girmeyen eve doktor girer”.

30’lu yaşlar: Farklı makyaj yöntemlerini denemeyi bırakın ve cildinizin rengine en iyi şekilde uyan renklere sadık kalın. Nemlendiricinin kesinlikle en iyi dostunuz olmaya başladığı yıllar. Bütün vücudu ve yüzü susuz bırakmamak şart. Işıltılı ve pırıltılı ürünleri yüzümüz yerine göz kapaklarına, göz altlarına ve dudaklara uygulamaya başlayacağınız zamanlar. Çok da güzel duruyor. Artık genişlemiş gözeneklere ve hafif kırışıklıklara maruz kalmaya başlamış olan cildimize parıltılı ürünler sürmekten kaçınmak lazım. Hele düğünlerde yüzüne pırıltı sürenler tam bir facia. Çok ağır olmayan gece nemlendiricisi de kullanmanız 30’lu yaşların gerektirdiği bir kural adeta.

40’lı yaşlar: Artık düzenli mamogram çektirmenin ve kolesterol düzeyini kontrol altında tutmanın zamanı. Beslenmeye de dikkat etmek bir şart. Aşırı kilolar, ileri yaşlarda eklem ve kemik problemleriyle karşılaşmanıza sebep oluyor. Bu yaşlar derin kırışıklıkları da beraberinde getiriyor. Ama siz 30’lu yaşlarda cilt temizliğine ve nemlenmesine özen gösterdiyseniz korkmanıza gerek yok. Kolajen iğnelerine bu yaşlarda başlamak da başka bir hata. Cilt tipinize göre 50’li yaşların ortasında veya sonunda bu uygulamayı yaptırabilirsiniz. Durun hele, bir kadının en güzel olduğu yaşlardasınız. Bilinçli beslenme ve bakım sizi eşsiz kılacaktır zaten. Düzenli olarak haftada en az 2 kere piyasada exfoliant, gommage veya peeling adıyla geçen ürünle ölü deri ve hücrelerden arının. Tavsiyem gündüz makyaj altına sürülen, içeriğinde güneş koruma faktörü de bulunan cildin üst tabakasını soyan bir cilt kremi ki eczanelerden bulabilirsiniz. Dudaklara gelince; dişlerinizi fırçaladıktan sonra diş fırçası ile mutlaka fırçalamayı unutmayın.

50’li yaşlar: Bu yaşlar kesinlikle kontrolü elinizden bırakmamanız ve bol bol sağlık yürüyüşüne çıkmanız gereken zamanlar. Zaten gençlik yıllarından itibaren haftada 2-3 saat olsun spor, yürüyüş yaptığınız için bu size yük gelmeyecek aksine “yaşam biçimi” haline gelmiş olacak. Bu yaşlarda öğrendim ki dudaklarda da incelme oluyormuş. Her gece renksiz ve parlatıcı olmayan dudak kremi sürüp yatın. Gündüzleri de E vitamini içeren bir krem sürüp üzerine toz pembesi renginde allık sürün. Dudaklarınız doğal ve sağlıklı bir hacim kazanacak. Her gün cildinizi içeriğinde peeling yani ölü deri giderme özelliği olan bir temizleyici ile temizleyin. Vitamin ve mineral takviyelerine de geç kalmadan başlayın.

60’lı yaşlar: Aydınlanma zamanı geldi artık. Son kozlarınızı da kullanmayı unutmayın. Taze bir görüntü için dermatolog tavsiyesi ile içeriğinde belli asitlerin bulunduğu bir kremi haftada birkaç kez kullanmanız lazım. Hatta bu kremi maske gibi bolca sürüp 20 dakika bekledikten sonra nemli bir pamukla fazlasını alabilirsiniz. Yoğun bir yapılanma yapacaktır. Gelelim kaşlarınıza; incelen kaşlara ne yazık ki bu yaşlarda koyu kaş kalemi ile dolgunluk sağlanmaya çalışılıyor. Bu çok büyük bir hata. Görsel olarak komik ve özenti duruyor. Onun yerine kaşlarınızı biçimlendirmek için, saçınızın doğal renginden bir ton açık bir pudrayla fırça yardımı ile boşlukları doldurmanız yeterli. Unutmayın ki bu yaşlarda, 30’lu yaşlardaki ten rengine ve canlılığına sahip olmadığınız için kaşlarınızın da açık tonda olması gerekiyor. Bu sayede gözlerinizdeki pırıltıyı ve canlılığı ortaya çıkarmış oluyorsunuz. Dikkatler gözde olunca kirpik dökülmesi de varsa takma kirpik kullanabilir veya hacim veren maskaralardan yardım alabilirsiniz. Bol bol kitap okuyun; sağlık, bahçe, aklınıza ne gelirse, okuduklarınızı da paylaşın.

70’li yaşlar ve sonrası: Düşük dozda östrojen hapı ve sağlıklı eklemler için takviye alma zamanı geldi. Meyve asitlerinden oluşan kremleri yüzünüze sürmeyi ihmal etmeyin. Torunlarınız ışıldadığınızın farkına varsın. Mutlaka yoğun badem içeren bir kremi el ve ayaklarınıza dahası vücudunuza sürmeniz lazım. Artık kendinize daha çok vakit ayırın. Gürültüden uzak, sadece kendinizle vakit geçirebileceğiniz dahası geçirmeniz gereken bencil yıllara merhaba deyin. Bu yaşlarda özellikle bilgilendirici kitaplar okumaya özen gösterin ki beyninizi ve algılama yeteneğinizi olabildiğince yüksek seviyede tutun. ‘İşleyen demir ışıldar’ demişler.

Kategori: : GüzellikSon Eklenenler

Etiketler:

Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu

  • Reenkarnasyon nedir? Reankarnasyon hakkında ilginç bilgiler
  • Kanserden koruyucu çay tarifi
  • İkizler burcu erkekleri
  • Tansiyon nasıl düşürülür
  • Akrostiş nedir
  • Kabızlığa karşı bitkisel çözümler
  • Abamper nedir? Abamperin anlamı nedir
  • Dulavrat otunun faydaları nelerdir?
  • Kıvırcık saçların taranması - Kıvırcık saç nasıl taranır?
  • Halı en iyi nasıl temizlenir - Halı temizliğinin püf noktası
  • Kemiklerde kireç azalması nedenleri ve tedavisi
  • Emekli maaş nasıl hesaplanır?
  • C vitaminin faydaları
  • Çocukları anaokuluna alıştırmak
  • Çölyak hastalığı nedir


  • Yazardan Not::

    RSSYorumlar (0)

    Trackback URL

    Yorum Ekleyin




    Yorumdaki resminizi değiştirmek için Gravatar adresine kayıt olunuz..