Cevap vermenin püf noktaları
By admin on 14 Kas 2009 with 0 Yorum
İnsanlar kendilerine sorulan sorulara genellikle ya kısacık ya da upuzun cevaplar verme eğilimindedir. Eğer kısacık bir cevapla vermemiz gereken bilgiyi geçiştirirsek, soruyu soran kişi başka sorular sormak mecburiyetinde kalır. Upuzun bir konuşma yaparsak, karşımızdaki insan sıkılır. Çünkü iletişim monolog değil diyalogdur.
O halde ne yapmalı? Soruların yapısına göre cevap verdikten sonra iletişime açık olduğumuzu belirten bir destek ifadesi kullanmak en iyi yöntemdir.
Öncelikle, en önemlisi, başlıca, genellikle türü sözcükler böylesi destek ifadeleridir.
Günlük yaşamınızda sadece cevaplanması kolay sorularla karşılaşmayız. Kimi zaman karşımızdakiler bizi:
• Upuzun, karmakarışık ve kafamızı karıştıran,
• Yer ve zamana uygun düşmeyen,
• Olumsuzluklar taşıyan,
• Bir başkasına sorulması gereken,
Sorularla karşı karşıya bırakır.
Böylesi durumlarda da soru yanıtlamanın beş adımı imdadımıza yetişir. Karşınızdaki kişinin niyeti iyiyse, soruyu tekrar ettirmek veya anlaşılmayan noktayla ilgili karşı soru sormak yararlı olur. Böylece ne öğrenmek istediğini saptar ve cevabımızı buna göre veririz.
Ya karşımızdakinin niyeti kötüyse?
Bu durumda kaçamak yollara başvurmaktan başka çaremiz yoktur. Bu kaçamak yollardan bazıları ise şunlardır:
Soru yanıtlamanın beş adımı:
• Dinle- ne sorulduğuna dikkat et!
• Düşünmek için zaman kazan.
• Soruyu tekrar et.
• Soruyu cevapla ve bir destek sözcüğü kullan.
• Asla özür dileyerek bitirme!
Kategori: : Son Eklenenler • Yaşam
Bu yazıyı okuyanlar bunlarıda okudu
Yazardan Not::

El Salvador Devletinin tarihi doğal kaynakları nüfusu ve iklimi
Bitkisel yağlarla doğal cilt bakımı
Türkcell 3G Kotası Nasıl Öğrenilir? Türkcell Kota Sorgulama
Fotosentez nedir? Fotosentez nasıl olur?
Dişbudak faydaları ve etkileri
Tavuklu alinazik tarifi - Tavuklu alinazik nasıl pişer
Türk sinemasındaki ilkler
Maraş dondurmasının tarifi